İstanbul’un Fatih’i Sultan Muhammed Han'a bir açıkgöz dilenci gelip elini açar: –Allah için yardım edin kardeşinize! der. Fatih şöyle bir bakar dilenciye. Sormadan edemez: –Nereden kardeşin oluyormuşum, söyler misin? Dilencinin cevabı çoktan hazır: – Hepimiz Âdem Aleyhisselam'ın evladı değil miyiz? Babamız anamız aynı değil midir? Fatih başını sallar: – Doğru söyledin, aksini iddia etmek mümkün değildir. Hemen elini kaftanının cebine sokar, çıkardığı bir altını dilenciye uzatır. Dilenci verileni az bularak söylenir: İstanbul’un Fatih’i Sultan Muhammed Han'a bir açıkgöz dilenci gelip elini açar: –Allah için yardım edin kardeşinize! der. Fatih şöyle bir bakar dilenciye. Sormadan edemez: –Nereden kardeşin oluyormuşum, söyler misin? Dilencinin cevabı çoktan hazır: – Hepimiz Âdem Aleyhisselam'ın evladı değil miyiz? Babamız anamız aynı değil midir? Fatih başını sallar: – Doğru söyledin, aksini iddia etmek mümkün değildir. Hemen elini kaftanının cebine sokar, çıkardığı bir altını dilenciye uzatır. Dilenci verileni az bularak söylenir: –Ben senin kardeşin olayım da bunca servetin sahibi olan sen, kardeşini bir altınla savasın, olur mu? Fatih bu defa anlayacağı dilden cevap verir:
–Sen verilene şükrederek uzaklaş buradan. Yoksa Âdem'den olan diğer kardeşlerin de gelecek olursa eminim sana bu kadarı da düşmez. Yazılarla İlişiki Seçenekleri Son Güncelleme : 15-04-2008 12:37
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|