Cüneyd–i Bağdadi hazretleri bir vakit ordu ile bir sefere çıktı. Ordu kumandanı bir Allah dostunun ordunun içinde bulunmasından son derece memnun oldu, bunun ifadesi olarak da Cüneyd–i Bağdadi Hazretlerine kıymetli hediyeler gönderip, kabul etmesini istirham etti. O da istemeyerek alıp, hepsini sefere katılan gazilere dağıttı. Hediyeleri komutanı kırmamak için almış ama içi bir türlü rahat etmiyordu. Her ne kadar bir tekini kendine almamış, hepsini gazilere dağıtmış olsa da, yine rahatsızdır. Kendi kendine "onları kabul etmemeliydim" diyordu. Günün öğle ile ikindi arsıydı, sıkıntıdan kaylule uykusuna daldı.
Rüyasında kendini cennette gördü. Bugüne kadar görmediği, hayâlını dahi edemeyeceği köşklerle karşılaştı. –Bunlar kimin? diye sordu. Ona dediler ki: –Gazilere yardım edenlerindir." Onlara dedi ki: –Bu köşklerden bana düşeni var mı? Dediler ki: –İşte bu senindir. Cüneyd–i Bağdadi hazretleri baktı ki; köşklerin içinde en muhteşemi kendisine verilmiş. Tekrar sordu: –Onlardan üstün tutulmamın ve en iyisinin bana verilmesinin sebebi nedir? dediler ki: –Onlar mallarını sevap bekleyerek verdiler. Bu sebeple verilen saraylar, ona göredir. Sen ise, o malı kabul etmekle yanlış bir iş yapmaktan korkarak, nefsini hesaba çekerek dağıttın. İbadetlerinde, iyilik ve hayır hasenatında nefsini devre dışı bırakıp ona pay vermeyenin, onu azarlayıp hesaba çekenin mükâfatı da elbette farklı olur.Yazılarla İlişiki Seçenekleri Son Güncelleme : 16-03-2008 14:59
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|