| Yazan: kadiryeter61,
Tarih: 16-03-2008 13:58
|
Okunma Sayısı : 28 |
Beğenilme : 6 |
Yayınlama yeri : Gönül Yazıları, Düşünceler |
Bu sabah işe gelirken çorba içmek için oturduğum lokantada, televizyon kanalı açık... ardı- ardına saydığı bütün melânet haberler ile sabahın bu temiz vaktinde, rûhumu öyle bunalttı ki sorma. öyle ki; memlekette, dünden kalmış ne kadar üzücü haber varsa,damperli kamyondan dökercesine orada seyredenleri bunalttı. Kalktım çorbanın ücretini öderken; Usta, çorba iyi idi de şu televizyon yayını iştahımı kesti.Bu saatte, Yurttan Sesler dinlememiz gerekmez mi idi? diye, söyledim. -"Abi, ne yapalım. Nereyi çevirsem, aynı haberler." deyiverdi; arkadaşımın oğlu; Mahcupça. hayırlı işler dileyerek yola koyuldum.
İkiyüz metre yürüdüm de hâlâ etkisinden kurtulamadım; duyduklarımın... İnsanımızı işte böyle zehirliyorlar... Pekçoğu, sözbirliği etmişçesine... Allah, böyle yayınları yok etsin; İnşallah... çekeceğimiz çile varmış... bedelini ödüyoruz.
Televizyonsuz geçen o günleri özler oldum… Aile fertleri ile iç-içe, gönül- gönüle. Bir gün gelecek ki; pikap-plâk gibi televizyon da unutulacak… Televizyonsuz; Yazlıkçı oteller olacak. Bu sözümü; Aklında tut.
Saygılar.Yazılarla İlişiki Seçenekleri Son Güncelleme : 16-03-2008 13:58
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|