| Yazan: zeytinim,
Tarih: 16-03-2008 13:10
|
Okunma Sayısı : 61  |
Beğenilme : 4 |
Yayınlama yeri : Gönül Yazıları, Aşka Dair |
Burnu bir karış havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde. Hele hele benim aşkımı yerden yere vurup, nasıl kırmıştı kalbimi zalim. Dudaklarından dökülen acı sözleri, öyle ki bugün bile unutamadım. Ne tebessümdü o zehirden beter. Her olayda içim param parça, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Yorgun düşerdim onsuz geçen onunla dolu, koyu siyah gecelerde. Pişmanlıktan kendime lanetler eder, sevdiğimi söylediğim gün ü düşündükçe, kaleme sarılıp yazardım ona nefretin aşkla kucaklaştığı o uzun mısralarımı. Derdim ki alın yazımdı, on yedimin çocuksu aşkıydı. Nasılda gülerdi canı istedi mi…
En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir, ardından bir uçurumun kenarında yapa yalnız bırakır giderdi. Ben çaresiz, ben yorgun, ben bıktın bu sevdadan. Ah bilirdi o insafsız diri diri yanardım, o böyle yaptıkça… Şubatın buz gibi kasvetli soğuğunda; onda n e b olduğumu bugün bile bilemem. Ama o günlerde hayatımın amacı, var olma gibi gelirdi bana. Çocukluk mu yoksa gençliğimin safça tutkusu muydu bu kölesi ye bağlanış, içten içe kopan fırtınalar bu delice yakarış? Kim bilir, b eklide sevilmeye muhtaç bir kalbin bitmek bilmeyen kaprisi… Ondan hiçbir şey istememiştim. Sadece sevgi… Evet, şimdi yıllar sonra ben, onu düşünüyorum ilk defa kucağım da resimler, hatıralarla. Hava yine soğuk, yine kasvetli gözleri gözlerimde, yine sevgisi derin yüreğimde. Unuttum sanırdım, meğer aldanmışım, ağladım saatlerce. Bu onun “ölüm yıl dönümü”dür. On yedisinde toprakla kucaklaşan, o zalimin hikâyesidir anlatılan. Bir kırık kalbin kırık notalarında… Bir melodidir umutsuz… Doldururken sensizlik odayı, gönlüm hala boş, kafam yine dumanlı. Bir feryat yankılanmıştı acı dolu tam beş yıl önce bugün bomboş kırlarda. Deli gibi koştum sınıfa sırası boştu benim kadar çaresizdi her köşe. Kendi kendime konuşarak yaklaştım sırasına; “Sen ölemezsin, canımsın, sevgimsin, emelimsin. Dilediğince nefret et, alay et duygularımla, kızamam sana. Ama ne olur bir yalan olsun, acı bir şaka. Evet, evet beni üzmek için yapıyorsun… Her şeyini özledim… Allah’ım son defa göreyim yeter bana “ Bu sessiz yakarış defalarca sürmüştü ta ki, ölümün o sinsi duygusunu içimde hissedene kadar. Hıçkıra hıçkıra ağladım, sıraya kazıdığım ismini öptüm. Sonra ona ait bir şeyler bulmak için aradım her köşeyi… Yalnızca buruşturulmuş bir sayfa, rengi solmuş. Yazı, onun yazısıyla. Bir mektuptu, özenilerek yazılmıştı, beklide çok emek verilmişti her satırına… Çok şaşırdım, mektup bana hitabendi. Korkakça, kaybolmasından korkarak acıyla okudum her bir satırını kalbim de büyüyen özlemle… Hele hele o ilk satırı… Bugün b ile unutamadım, okudukça ağlarım “ İnsan sevdiğini yerden yere vururmuş bir tanem, AFFET BENİ !!!...
(Bu bir ay vaktinde yüreğe yazılan bir sevdadır…) " Yazılarla İlişiki Seçenekleri Son Güncelleme : 16-03-2008 13:11
|
|
|